Büyükçekmece

Fon tasfiyeleri Meclis gündeminde: 455 bin yatırımcının durumu tartışıldı

BHA - Birlik Haber Ajansı

TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) verilerine göre 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edildiğini belirterek 455 bin 758 tekil yatırımcının durumunu gündeme taşıdı. Uz, fon tasfiyeleri, denetim mekanizmaları ve sorumluların hesap vermesi konusunda eleştirilerde bulundu.

BİROL GÜNGÖRDÜ - BHA

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, fon tasfiyeleri nedeniyle yaşanan mağduriyetleri ve denetim süreçlerine ilişkin tartışmaları gündeme getirdi. Süreci “organize nitelikli dolandırıcılık krizi” olarak nitelendiren Uz, denetimden sorumlu kurumların ve yetkililerin sorumluluk almadığını savundu.

“455 bin 758 tekil yatırımcı bu fonların içinde bulunmakta”

SPK’nin resmî verilerine işaret eden Uz, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edildiğini belirterek mağduriyetlerden etkilenen yatırımcı sayısına dikkat çekti.

Uz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“SPK'nin resmî verilerine göre 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye ediliyor. Tam 455 bin 758 tekil yatırımcı da bu fonların içinde bulunmakta. Bunların içinde emeklisi var, çoluğunun çocuğunun geleceğini buraya yatıran anne babalar var, yıllarca çalışıp üç kuruşunu kenara koyan vatandaş var. Peki, vatandaş bunu yaparken neye güvendi, kime güvendi? Bunun karşılığını bu millet sizlerden arzu ediyor, istiyor.”

“Denetleyici kurumlar ve bakanlık planda yok”

Uz, yeni kanun teklifi kapsamında yürütülen süreçlerde ilgili kurumların ve yetkililerin katılımına ilişkin eleştirilerde bulundu. Kızılay kanununun geri çekildiğini ve Meclise 9 maddelik bir fon kanununun getirildiğini belirten Uz, Hazine ve Maliye Bakanı, SPK, Borsa İstanbul ve Takasbank yetkililerinin süreçteki konumunu sorguladı.

Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelere değinen Uz, şöyle konuştu:

“Kızılay kanunu geri çekildi ve 9 maddelik bir fon kanunu Meclisimize getiriliyor. Tabii, yetkili ama bir türlü sorumluluk almayan devlet bu fonun içinde yok; Hazine ve Maliye Bakanı yok, SPK yok, Borsa İstanbul yok, TAKASBANK yok... Plan ve Bütçede 'Bu işin sonuna kadar gideceğiz, arkasında kim varsa gereken işlemi yapacağız' diyen Cumhurbaşkanına inat; Hazine ve Maliye Bakanı yok ortada. SPK Başkanı var mı? O da yok. Borsa İstanbul Başkanı var mı? O da yok. Muhatabın olmadığı bir yerde 'Bu işin üstüne ciddiyetle gideceğiz' derseniz buna kim inanır?”

“Uyarıda bulunan yetkililer görevden alındı”

Konuşmasında Tera Portföy bünyesindeki bir fonla ilgili iddiaları da gündeme getiren Uz, savcılık tarafından uyarı yapıldığını ve SPK bünyesindeki iki yetkilinin fonun şüpheli olduğuna ilişkin görüş bildirdiğini öne sürdü. Uz, söz konusu yetkililerin görevden alındığını iddia ederek denetim süreçlerini eleştirdi.

Uz, iddialarını şu sözlerle dile getirdi:

“Tera Portföy kapalı fonu oluşturulurken savcılık uyarı veriyor; 'Bir kara para aklama operasyonu içinde bunlar' diyor. SPK'deki iki yetkili 'Bu fon şaibeli, dolayısıyla buna izin verilmemesi lazım' diyor ve bu iki adamı siz görevden alıyorsunuz. Yani sizi uyaranı da 'Burada kara para var, milletin malına çökme operasyonu var' diyene de maalesef görevden el çektiriyorsunuz.”

İYİ Parti olarak söz konusu riskleri uzun süredir gündeme getirdiklerini belirten Uz, para piyasası fonlarının da ters repo işlemleri aracılığıyla riskli alanlara yönlendirildiğini ve bu fonların içinin boşaltıldığını savundu.

“Turpun büyüğü hâlâ heybede”

Fon tasfiyelerinin etkilerinin yalnızca mevcut portföylerle sınırlı kalmayabileceğini savunan Uz, sürecin reel sektörün yanı sıra bireysel emeklilik ve hayat sigortası alanlarında birikimi bulunan kişileri de etkileyebileceğini ifade etti.

Uz, konuşmasının sonunda fonların büyüme sürecine, yatırımcıların birikimlerine ve sorumluluk tartışmalarına değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Bu işler bir gecede olmadı malum; fonlar bir gecede büyümedi, yüz binlerce insan bir gecede bu sistemin içine girmedi. Bu sistem büyürken servetine servet katanlar ortada. Başkasının alın terine el uzatmanın adı hak yemektir, kul hakkı yemektir. 10 milyona yakın yatırımcı ve etkilenecek reel sektör, bireysel emeklilikten geçinenler, hayat sigortasına para yatıranlar bu işten etkilenecek. Yani sizin tabirinizle: Turpun büyüğü hâlâ heybede duruyor.”